| Sezen Türker - Sayfa 3 |
|
|
|
| Administrator tarafından yazıldı. |
| Perşembe, 28 Ağustos 2008 11:38 |
|
Sayfa 3 / 3
vee interrail ile alakasız biçimde interrail'e başlamak! : ) Yanına sadece bir sırt çantası alıp, bu çantanın içine olmazsa olmazlarını doldurup, kendisi gibi keşfe çıkmış başka gençlerle tanışarak, değişik şehirleri ve kültürleri keşfederek, trenle Avrupa’yı turlamak her gencin hayalidir. ’68 kuşağı hippilerinin “dünyayı değiştirme hayalleri, uyuşturucu, seks ve müzik” ten oluşan yaşamlarına imrenenler için bu tren turu ayrıca bir anlamlıdır; çünkü “Don’t war, make love!” (Savaşma, seviş!) sloganlarının havada uçuşmasından onlarca yıl sonra, sorumluluklarla dolu gerçek hayatlarını bırakıp, belli bir süreliğine de olsa “çiçek çocuk” ruhunu yaşama fırsatı sunar.Bizden önceki kuşaklar bu hayallerini bitli trenlerde, tam bir belirsizlik içinde gerçekleştirirlermiş; ama bugün her şey onların dönemine göre çok daha kolay. “Interrail global pass” olarak isimlendirilen bir tren bileti mevcut. Sadece belli bir bölgede geçerli olanlar, kullanımı sınırlı olanlar, kullanımı sınırsız süresi sınırlı olanlar gibi çeşitleri var bu biletin. Hangisini seçmeniz gerektiği konusunda kafanız karıştığında, danışmanlık yapan aracı şirketlere başvurup yardım almanız da mümkün. Benim aldığım bilet, 22 gün boyunca tüm Avrupa’da sınırsız olarak geçerli. Her şeyi planlamanın sürprizleri ve keyfiyeti engellediğini düşündüğümden, rota çizme veya araştırma yapma gibi bir çabaya girmedim ben. Kocaman bir sırt çantası ve rahat ama kötü görünümlü sandaletlerle gezip sokaklarda uyumak da bana göre değildi. O yüzden kendime özgü bir interrail tarzı yarattım, seyahatimin adını da “Topuklar üzerinde trenle Avrupa turu” koydum. Gerçek interrailciler gibi tanımadığım insanlarla bir odayı paylaşacağım hostellerde konaklayacağım, başlangıç hariç tüm yolculuklarımı trenle yapacağım; ama rahatlığı sebebiyle interrailcilerin gözdesi olmuş “crocs”ları ayağıma geçirmeyi redderek, topuklu pek şık ayakkabılarımı giyecek ve süslenmekten vazgeçmeyeceğim. Başlangıç hariç trenle seyahat edeceğim diyorum; çünkü diğer interrailciler gibi Orta Avrupa’ya kadar olan ulaşımı oldukça uzun bir feribot yolculuğu ile yapacak kadar sabırlı biri değilim. Derhal keşfetmeye başlamak istiyorum. O yüzden de arkadaşlarımla buluşacağım ilk durak olan Amsterdam’a uçakla gitmeyi tercih ettim. Seyahat tarihim göz önünde tutulduğunda gelmiş geçmiş en küçük valizimi hazırlamış olmaktan gururluyum. Yanımda birkaç saat önce tanışıp, i-pod’una sulandığım genç bir adam var, onun seçtiği şarkıları dinleyip şarabımı yudumluyorum. Hippilerin örnek alındığı bir tren turu başlangıcına hiç benzemediğinin gayet de farkında olarak, bir de utanmadan kadehimi hippilerin şerefine kaldırıyorum. Başlasın interrail macerası! : )
Paylaş/Kaydet |
| Son Güncelleme: Pazartesi, 02 Şubat 2009 19:18 |




Yorumlar